Son Posta Gazetesi
Tümevarım adlı makalem
14 Aralık 2010 Salı
Bir haberin perde arkası…
Gazetecilik mesleğini icra edenler çok iyi bilirler. Caddede, sokakta dolaşırken, olmadık yer ve zeminde ister istemez doğru-yanlış birçok bilgi ulaşır. “Bu konu böyle, niye yazmıyorsun” diyenlere “bu konu hakkında bilgi-belgeyi getir” dediğinizde işin doğası değişir! “Bilgim var, ama belgem yok! Sen gazeteci değil misin? Belgeyi de sen araştır, bul, bu senin görevin değil mi?” dedikten sonraki cümle genellikle şöyle kurulur:
“Tabii yazmazsın, çünkü sen de nemalanıyorsun. Kim bilir ne kadar ‘sus payı’ aldın… Hem kamu adına görev yapıyorsun, hem de çıkarların işin içine girince, yazmıyorsun…” türünden suçlamalara ve/veya ithamlara, imalara maruz kalmanız çoğu zaman kaçınılmazdır.
Gazetecilik mesleğin toplum katmanında oluşan imajı, ne yazık ki böyledir.
***
Bilgi-belge olmadan, haber kaynağınızın size vermiş olduğu bilgiyi doğru olarak kabullenip yazarsanız; konunun muhatabı haklı olarak “Haber yapmadan önce beni arasan, bilgiyi teyit etsen, ona göre bilgilenerek haber yapsan…” diyebilir. Ki çoğu zaman bunu demezler, deme lütfunda bulunmazlar…
Ne mi yaparlar?
İçten içe kinlenip, “bu benim aleyhime haber/yorum yapıyor. Birileri bunu kullanıyor, haber yaptırıyor, para karşılığı haber/yorum yapıyor…” türünden bir düşünce silsilesini belleğine yerleştirirler.
Çoğu zaman bu durumdaki gazeteci “kendini anlatmakta, kimsenin maşası olmadığını, hiçbir çıkarı olmadığını, tarafsızlık ilkesi içinde hareket ettiğini, kamu adına görev yaptığını, kamunun hakkını-hukukunu koruduğunu…” anlat(a)maz, anlatmakta zorlanır.
“Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan daha zor olduğu için” gazeteci hakkında yargısız infaz yapılmıştır! Ne yaparsanız yapın bu önyargıyı kıramazsınız. Gıyabınızda hüküm verilmiştir! Yargısız infaz kaçınılmazdır…
***
Yüzme Havuzu ile ilgili geçen sayımızdaki manşet haberimizin ardından, doğru-yanlış birçok bilgi yağmuruna maruz kaldık. Konunun muhataplarını “teyit” etme anlamında aradık, iletişim kurduk.
Manşet haberimizde de görüldüğü gibi, Zonguldak kamuoyuna mal olan “Yüzme Havuzu” ile ilgili bilgi ve belgelere ulaştık. Kamunun bilgilenmesi adına bu haberi sizlerle paylaştık.
Bu bilgi ve belgeler, resmi olarak ilk defa yayınlanmakta ve kamuoyu ile paylaşılmaktadır. Sanırım bu haberden sonra “spekülasyonlar” sona erer. Kamuoyu doğru ve yeterince bilgi sahibi olur… Haberin özeti, şöyle:
· 17. 02. 2004 tarih ve 3/13 sayılı Zonguldak Belediye Meclis kararıyla onanan Zonguldak Kent Bütünü Revizyon İmar Planlarında bahse konu alan; Emsal=3.00 hmax=7.50 imar hükümle planlanan ticaret alanı, 10 mt.lik sahil şeridini oluşturan bölümü park alanı ve kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yer alan bölümden oluşmaktadır.
· Mülkiyeti Belediye Başkanlığı’na ait taşınmaz, yap-işlet-devret modeliyle Belediye Encümeni’nin 25.04.1997 tarih ve 996 sayılı kararı ile Aralel İnşaat Ltd.Şti. adına Davut ACAR’a ihale edilir.
· İhalede işletme süresi 49 yıldır.
· İhale neticesinde adı geçen firma ile Belediye Başkanlığı arasında 15.05.1997 tarihinde yapım ve işletme sözleşmesi akdedilir. Akit sonrası 29.06.1999 tarih ve 1/13 sayılı yapı ruhsatı, yapı sahibi olarak Zonguldak Belediyesi (Yap-İşlet-Devret Usulü ile Aralel İnş.Tic.Ltd.Şti.)’ ne verilir.
· Belediye Encümeni 18.09.2008 tarih ve 905 sayılı kararı ile taşınmaz üzerinde İmar Kanunu’na, Kıyı Kanunu’na aykırı olduğu tespit edilen yapılaşmaların İmar Kanunu’nun 32. maddesi gereği yıkılmasına ve Kıyı Kanunu’nun 15. maddesinde yapılan atıf doğrultusunda İmar Kanunu’nun 42. maddesi gereği Aralel İnşaat Ltd.Şti’ nin 90.000,00 YTL. İdari para cezası ile cezalandırılması karar altına alınır.
· İdare Mahkemesi 2008 / 1325 Esas, 2009/ 442 karar sayılı kararı ile “ Encümen kararının para cezasına ilişkin kısmının Anayasa Mahkemesi kararı gereği iptaline, yıkıma ilişkin kısmının reddine” karar vermiş olup; karar halen temyiz aşamasında.
· 07.09.2007 tarih ve 15/119 sayılı Zonguldak Belediye Meclis kararıyla onanan II. Etap Revizyon İmar Planı sınırlarında kalan alanın ticaret alanı olarak planlanan bölümüyle ilgili herhangi bir değişiklik yapılmaz.
· Taşınmaz üzerinde intifa hakkına sahip Şirketin kat talebine ilişkin herhangi bir imar değişikliği başvurusu yoktur.
· Şirket tarafından ruhsat başvurusu yapılması halinde, sözleşme hükümlerine ve taşınmazın imar durumuna göre gerekli inceleme yapılmak sureti ile gereği yerine getirilebilinir. Yani “emsal gösterilmek suretiyle” çok katlı iş merkezi imarı alınabilir.
Kamuoyunun gazeteci hakkındaki önyargılarını ve bir haberin perde arkasını “gazeteci gözüyle” bakarak, sizlerle paylaştım.
Varın, yorumu siz yapın…

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder