HABER 1
Kömürün tonu 150 doları geçecek
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Genel Merkezi (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Yıldız, TTK Genel Müdürü Burhan İnan’a Zonguldak kamuoyunda bir süredir tartışılmakta olunan “ÇATES’in Özelleştirilmesi”ne ilişkin görüşlerini öğrenmek üzere çeşitli sorular sordular.
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti Genel Merkezi (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Yıldız, TTK Genel Müdürü Burhan İnan’a Zonguldak kamuoyunda bir süredir tartışılmakta olunan “ÇATES’in Özelleştirilmesi”ne ilişkin görüşlerini öğrenmek üzere çeşitli sorular sordular. Gazetecilerin ısrarlı sorularına rağmen “ÇATES’in Özelleştirilmesi” konusunda görüş beyan etmeyen İnan, kömürün pazarlanması ile ilgili bir başka soruyu cevaplarken:
“… Biz ÇATES’e yılda bir milyon 138 bin ton civarında kömür veriyoruz. Hazır pazarı kimse kaybetmek istemez. Öte yandan hazır pazarın kaybı, başka pazarların ortaya çıkmayacağı anlamına da gelmez. Tüccar olarak düşündüğünüzde; kömürünüzü satıyorsunuz, kimse pazarının kaybını istemez. Açıkçası, statükocu bir tavrı ister istemez geliştirirsiniz. Neticede, hazır pazarımızı kaybetmek istemeyiz. Biz kamu adına kömür üretiyoruz. Onlar da kamu adına elektrik üretiyorlar. Ortada ÇATES’in TTK’ya devri konusunda somut bir şey yok. Varsayımlar üzerine hareket edemeyiz. Şöyle olsa, böyle olsa diye olmamış konular hakkında bir fikir de beyan edemeyiz. ÇATES konusunda söyleyebileceklerim bunlar.” dedi.
Zonguldak taşkömürünün çok değerli bir maden olduğunu, 1980’li yıllarda Erdemir ve Kardemir’in yanı başımızda olmasına rağmen 55 dolar olan kömürümüzün o zamanlar yüzüne dahi bakılmadığını vurgulayan İnan: “Çünkü haklı olarak çok daha ucuza dünya piyasasından alabiliyorlardı. Ticaretin mantığı da onu gerektiriyordu.” dedi. Yine 1980’li yıllarda, bir ara kömürün tonunu 67 dolardan 55 dolara indirdiklerini, ama yine de o dönem satmakta sıkıntılar çektiklerini hatırlatan İnan:
“Şimdi kömürü 150 dolara satıyoruz. Piyasa aktörleri, bu fiyatın daha da yukarıya çıkacağını öngörüyorlar. Artık taş kömürü çok kıymetli bir madendir. Yani dünya piyasasındaki diğer enerji hammaddelerinde olduğu gibi kömürde de bir yükseliş trendi var. Biz de bundan nasibimizi alıyoruz, alacağız. Sonuç olarak; Pazar konusunda mutlaka bir Pazar bulunur, yeter ki elinizde kömürünüz olsun. Üstünde bulunduğumuz madenin ‘kıymet derecesini’ iyi bilmeliyiz.” dedi.
Dünya piyasası aktörlerinden Çin’in 2009 yılında ilk defa piyasalardan aldığı kömürün sattığından fazla olduğunu, neticede ithalatçı konumuna düştüğüne dikkatleri çekti. Dünya kömür piyasasında ithal kömür talepçilerinin taleplerinin karşılanamadığı ve bu nedenle yakın gelecekte kömürün tonunun 150 doları da geçeceğini tahmin ettiğini ifade eden İnan: “Dolayısıyla bu durum, bizim ürettiğimiz değerin (kömürün) önümüzdeki dönemde de fiyatının artacağına işaret ediyor” dedi.
HABER 2
TTK Genel Müdürü Burhan İnan:
"Bu durum, netice itibariyle bir anlamda özelleştirmedir"
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
"Her zaman söylüyorum, Zonguldak’taki aktif ve pasif bütün bileşenlerin, bu yönde el ele vermesi lazım. Kuruma sahip çıkılması lazım. Sahip çıkılmadığı zaman… Elinizde reel bilgiler yok, gerçekçi bilgiler yok. Kurumu tartışıyorsunuz! Bunun kime faydası olur? Hakikaten bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum."
TTK Genel Müdürü Burhan İnan’a ‘TTK’nın yılda bir milyon 138 bin ton kömür verdiği ÇATES eğer özelleşirse, en önemli pazarını yitirecek olan TTK’nın da özelleşmesi gündeme gelecek’ görüşünün, Zonguldak kamuoyunda yüksek sesle tartışılmakta olunduğu hatırlatılarak bu yöndeki görüş ve düşünceleri soruldu.
Genel Müdür Burhan İnan, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yrd. Ali Yıldız’a yaptığı açıklamada: “Bu güne kadar bana TTK’nın özelleşeceği konusunda hiçbir bilgi gelmedi, ima dahi edilmedi. Ben Genel Müdürüm. Benim bilgim dışımda bir şeyler yapıldığını da sanmıyorum. Neticede ‘Böyle bir düşüncemiz var, Genel Müdür bu konuda ne dersiniz (?)’ diye sorulurdu.” diyerek, bu konu hakkında somut herhangi bir gelişme olmadığının altını kalın çizgilerle çizdikten sonra, sözlerine şöyle devam etti:
Böyle bir girişim olduğunu, sanmıyorum. Devlet olarak, Zonguldak Kömür Havzası için çizilmiş bir yol var. Onu görmek lazımdır. Bu yol nedir? ” dedikten sonra:“TTK olarak, işletemediğimiz rezervleri üçüncü şahıslara zaten verdik. Bu durum, netice itibariyle bir anlamda özelleştirmedir. Havzada 22-23 tane irili ufaklı saha var. Armutcuk’ta almadığımız eksi 300 kotunun üstündeki rezervi verdik. Amasra’da çok büyük bir rezervi verdik. Bunun dışında, bu konuda bir şey olması söz konusu değil.” dedi.
Daha sonra, Genel Müdür İnan’a TBMM adına KİT’lerin denetlemesi yapılan Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu’nun 2008 yılı raporunun hatırlatılması üzerine İnan: “Yüksek denetleme kurulu bir tespitte bulunuyor. Emek yoğun çalışılan bu yapıyla kar etmek olanağı yok, diyor. Netice itibariyle yüksek denetleme öneride bulunuyor.
Özelleştirmeye karar verecek olan merci ne TTK, ne de yüksek denetleme kuruludur. Geçmiş yıllarda da benzer öneriler önerilmiş, tespitler yapılmıştır. Bu öneri ve tespitlerden imkânımız dâhilinde olan, gücümüzün yettiklerini, yapabileceklerimizi yapıyoruz. Yapamadıklarımızı da izah ediyoruz.” dedi.
TTK’nın özelleştirilmesi konusunun Zonguldak kamuoyunda sık sık gündeme gelmesini ve tartışılmasını ‘maalesef politik malzeme yapılıyor’ diyerek eleştiren İnan; TTK özelleşiyor-kapanıyor tartışmalarının kuruma ve Zonguldak’a zarar verdiğini, kurum çalışanlarının da, bu durumdan olumsuz olarak etkilendiğini vurguladıktan sonra: “Sizler de biliyorsunuz, TTK’nın özelleştirilmesi söz konusu değil” dedi.
Amaçlarının ‘devlet hazinesine yük olmadan ve kamuoyunda zararıyla tartışılan bir kurum olmaktan çıkarmak, zararı azaltmak’ olduğunu söyleyen İnan, “300 küsur milyon zararın olmasına rağmen, aldığımız tedbirler sayesinde bu rakamları gerilere çektik. Eğer eski anlayışlar devam etmiş olsa, gerekli önlemler alınmamış olsaydı, rakamlar eski yüksek seviyelerine gelebilirdi. Gayretimiz bu zararları düşürmek yönündedir. Her zaman söylüyorum, Zonguldak’taki aktif ve pasif bütün bileşenlerin, bu yönde el ele vermesi lazım. Kuruma sahip çıkılması lazım. Sahip çıkılmadığı zaman… Elinizde reel bilgiler yok, gerçekçi bilgiler yok. Kurumu tartışıyorsunuz! Bunun kime faydası olur? Hakikaten bunu kamuoyunun vicdanına bırakıyorum” dedikten sonra, dikkatleri başka bir boyuta çekerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Bu kurumda çok güzel bir birikim var. TTK Türkiye madenciliğinin mektebidir. Bu bilgi ve birikimi, Türkiye madenciliğinin hizmetine sunabilmek amacındayız. İyi bir madenci, zor şartlarda yetişiyor. Sizler de görüyor, duyuyorsunuz; son bir ay içinde Kilimli ve Gelik’ten başmühendislerimizi çok büyük paralar karşılığında Bursa ve diğer bölgelerde açık işletmecilik yapan özel sektörler transfer ettiler. Yer altı madenciliğinde uzmanlaşmış-bilgi ve birikimleri iyi seviyede olan bu arkadaşlarımızdan yararlanmak için kendi bünyelerine transfer ediyor. İyi bir madenci, zor şartlarda yetişiyor. Biz bu yönümüzle de, Türkiye madenciliğine katkı sunmak istiyoruz. Biz bu çabaların içerisindeyiz” diyerek, TTK’nın Türk madenciliği açısından bilinmeyen, göz ardı edilen önemli bir işlevini de gözler önüne serdi.
HABER 3
TTK, Redevanslı sahalardan 10 milyon dolar gelir elde etti
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, redevans işletmecilerinden alınan ton başına gelirin miktarı ve nasıl tahsil edildiğine ilişkin kamuoyunu bilgilendirici açıklamalarda bulundu.
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yrd. Ali Yıldız’ın sorusunu cevaplayan TTK Genel Müdürü Burhan İnan; Redevansa verdikleri sahalardan, redevansçıların ürettikleri kömürün ton başına 6-7 ila 15 TL civarındaki bedelin 2008 yılında 10 milyon dolar civarında olduğunu, 2009 yılında da ekonomik krizden dolayı aynı civarda geliri elde edeceklerini tahmin ettiklerini beyan etti.
Ödemelerin nasıl yapıldığına dair bir soruyu cevaplayan İnan: “Redevansçı diyor ki ‘Ben yılda şu kadar ton kömür üreteceğim. Ton başına da şu kadar vereceğim’. (Tabii bu rakamlar her yıl enflasyon oranında artıyor) Redevansçı, verdiği o taahhüdü üretse de üretmese de biz o rakamı alıyoruz. Yani 150 bin ton kömür üreteceğim dedi de, 100 bin ton üretti; biz o aradaki farkı da ondan alıyoruz. Taahhüdünden fazla ürettiyse de, kantarlar yoluyla belirlenen bu fazla üretimin farkını da üçer aylık dilimler halinde redevansçıdan alıyoruz.” dedi.
HABER 4
TTK’ya 1452 kişi alınacak
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yrd. Ali Yıldız, TTK Genel Müdürü Burhan İnan’a çeşitli sanatlardaki işçi açıkları olup olmadığını sordular.
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
Yan sanatlarda çalışanların, üretimde çalışanlardan daha fazla olması gerektiğini, kömürün ayaklarda üretim işçisi tarafından çıkarıldıktan sonra, yeryüzüne kadarki süreçlerin de ihmal edilmemesini tekrarlayan İnan; yeraltındaki çeşitli sanatlarda personel eksikliklerin giderilmesi amacıyla, teknik personel alımı taleplerinin olduğunu beyan etti. “Talebimiz devam ediyor. Hazine değerlendirmesini sürdürüyor. Bekliyoruz.” dedi.
En son 908 teknik personel talebimiz olmuştu, diyen İnan: “O günden bu güne kadar ortaya çıkan emeklilikler neticesindeki eksikliklerimizi de ilave ederek, toplam 1452 kişilik üretime destek veren sanatlarda personel talebimiz var. Önümüzdeki günlerde, bu talebimizin gerçekleşeceğini umuyoruz.” dedi.
HABER 5
Kömür üretiminde ve işçi randımanında artış var
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
2010 yılının ilk dört ayının kömür üretimi ve işçi randımanları belli oldu. 2009 yılının ilk dört ayı ile 2010’un ilk dört ayının kömür üretimi ve işçi randımanları kıyaslandığında, her iki alanda da önemli artışlar oldu. İşçi azalmasına rağmen, geçen yılın ilk dört ayına göre bu yılın ilk dört ayında 69 bin ton 517 kiloluk bir artış söz konusu.
TTK yetkililerinden edindiğimiz kesin bilgilere göre; TTK’nın 2009 yılının ilk dört ayında üretmiş olduğu tüvanan (olduğu gibi çıkarılan) kömür miktarı 896 bin ton 143 kilodan, 2010 yılının ilk dört ayında 1185 bin ton 134 kiloya yükselerek 288 bin ton 991 kiloluk bir tüvanan kömür üretimi artışı oldu.
Yine TTK’nın 2009 yılının ilk dört ayında üretmiş olduğu satılabilir kömür miktarı 595 bin ton 920 kilodan, 2010 yılının ilk dört ayında 665 bin ton 437 kiloya yükselerek 69 bin ton 517 kiloluk bir satılabilir kömür üretimi artışı oldu.
Öte yandan, işçi randımanlarındaki artışlar ise söyle: Günlük Satılabilir İçeri Randıman 2009’un ilk dört ayında 802 kiloydu, 2010’un ilk dört ayında 860 kiloya çıktı. Satılabilir içeri randıman artış farkı, kişi başına günlük 58 kilo.
Günlük PAÜİ Randımanı (Pano Ayak Üretim İşçisi): 2009’un ilk dört ayında kazmacı başına 1984 kiloydu, 2010’un ilk dört ayında kazmacı başına 2177 kiloya çıktı. PAÜİ (Pano Ayak Üretim İşçisi) randıman artış farkı, kişi başına günlük 193 kilo.
Günlük Satılabilir Genel İşçilik Randımanı: 2009’un ilk dört ayında 634 kiloydu, 2010’un ilk dört ayında 691 kiloya çıktı. Satılabilir içeri randıman artış farkı, kişi başına günlük 57 kiloluk bir artış gerçekleşti.
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yrd. Ali Yıldız’a yaptığı açıklamada: “Kömür üretiminde ve işçi randımanlarındaki bu artışlar ile yıllık hedefleri olan iki buçuk milyon ton kömür üretimini gerçekleştirmeye çalıştıklarını” beyan etti.
HABER 6
TTK Yönetim Kurulu sayısı, karar alma usul ve yöntemleri
"TTK Yönetim Kurulu 2’si Enerji Bakanlığını temsil eden üye olmak üzere toplam 6 üyeden oluşmaktadır."
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
Doğal gazın Zonguldak’a gelmesi halinde TTK’nın nasıl etkileneceği, herhangi bir zararının olup olmayacağına yönelik soruyu yanıtlayan TTK Genel Müdürü Burhan İnan; doğal gaz ile kömür alanının farklı alanlar olduğunu söyledikten sonra; “Biz yakımlık kömürü kırıcıyla 0,10’a dönüştürür, demir çeliklere metalürjik kömür olarak satarız. Bir sıkıntımız olmaz dedi.
Öte yandan Erdemir ve Kardemir’e metalürjik kömür satımında herhangi bir sıkıntı olmadığının altını çizen İnan; TTK Yönetim Kurulunun yapısıyla ile ilgili bir soruyu yanıtlarken “TTK Yönetim Kurulu 2’si Enerji Bakanlığını temsil eden üye olmak üzere toplam 6 üyeden oluşmaktadır” dedi. Enerji Bakanlığını temsil eden 2 üyeden birinin “KİT üretim alanı ile ilgili idari ve teknik deneyime sahip olması gerektiğini; diğerinde ise bu şartın aranmadığını” söyledikten sonra; toplam 5 yönetim kurulu üyesi ile görev yapmakta olduklarını ve bu sayının da karar almak için yeterli olduğunu sözlerine ekledi.
Kararnamede, “salt çoğunlukla karar alınır” ibaresinin olması nedeniyle, “yeterli karar alma üye sayısının dört yönetim kurulu üyesi” olduğunu tekrarladı. “Eğer Yönetim 6 kişi olur ise 4 kişinin oluru ile karar geçiyor. Eğer sayı 4 kişi olur, 4’ü olur kararı verir ise karar geçiyor. Eşitlik olması durumunda, tıkanmayı önlemek için Genel Müdürün verdiği oy 2 oy sayılıyor” diyerek; hem TTK Yönetim Kurulu sayısı ve hem de karar alma usul ve yöntemleri konusundaki merak edilen soruları yanıtlamış oldu, hem de bu vesileyle kamuoyunu bilgilendirdi.
HABER 7
Kurumu, iyi yönleriyle konuşur hale getirmek lazım
TTK’nın bir okul olduğu, bu havza için çok şey ifade ettiği bilinci ile hareket edilirse; kurum yıpratılmaz, iyi yönleriyle konuşulur hale gelir ise kurum da bundan çalışanlarıyla birlikte pozitif enerji alır.
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, Genel Maden İş ile ilişkilerinin çok olumlu düzeyde olduğunu, sendikanın çok iyi niyetli olduğunu; kurumun geleceği noktasında TTK Yönetimi olarak sendika ile aynı şeyleri düşündüklerini söyledi.
“Biz sendikamızın bu olumlu tavrından çok memnunuz.” diyen İnan: “Her zaman söylüyorum, Zonguldak’taki aktif ve pasif bütün bileşenlerin, bu yönde el ele vermesi lazım. Kuruma sahip çıkılması lazım. Kurumu yıpratmamak lazımdır. Kurumu, iyi yönleriyle konuşur hale getirmek lazım. Basına da bu konuda sorumluluk düşüyor.” dedi.
Öte yandan “Tahlisiyecilik” in Türk Madenciliği açısından önemine dikkatleri çeken inan; İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığına bağlı Merkez Tahlisiye İstasyonunun 1938 yılında kurulduğunu hatırlattı. O günden beri başta TTK olmak üzere ülkemiz madenciliğine hizmet vermekte olduklarını söyleyen İnan “Kurtarma, ocak yangını, göçük açma, enkaza girme, gazla mücadele konularındaki uzmanlığı sebebiyle, ülke sathındaki birçok kamu ve özel maden işletmelerine tahlisiye ve ilk yardım eğitimi veriyoruz.” dedi.
Ayrıca olağan üstü durumlarda, kurtarma hizmeti de verdiklerini sözlerine ekledikten sonra, Ülkemizde 12 ilde faaliyet gösteren toplam 16 maden işletmesi ile gelen talepler doğrultusunda Üniversite öğrencilerine de kurtarma ve iş güvenliği konularında eğitim verilmekte olduğunu söyledi.
TTK’nın, bu güne kadar on bine yakın Türk madenciliğine tahlisiye elemanı yetiştirdiğine işaret eden İnan: “Eğer TTK olmasaydı, bu mümkün olmayacaktı. Olmasını istemeyiz ama yeraltında patlama olduğunda, onu alacak eğitilmiş eleman yani tahlisiye ekibi bulamazdınız. Dolayısıyla TTK’nın bir okul olduğu, bu havza için çok şey ifade ettiği bilinci ile hareket edilirse; kurum yıpratılmaz, iyi yönleriyle konuşulur hale gelir ise kurum da bundan çalışanlarıyla birlikte pozitif enerji alır.” dedi.
HABER 8
Lavuar alanının devrine, mevzuat engeli
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, her vesileyle Zonguldak gündemine gelen ve bilgisi olan olmayan kesimlerce sıkça tartışılan lavuar alanının “trampa yöntemiyle” Zonguldak Belediyesi’ne devri ve yasal mevzuatın kapsamı hakkında kamuoyunu bilgilendirici önemli açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz hafta başında, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Yıldız’ın lavuar alanı ile ilgili sordukları bir soruyu yanıtlarken, trampa ili ilgili yasal mevzuata dikkatleri çekti. Şehir merkezindeki (eski) Lavuar alanını yasal mevzuat çerçevesinde kentin hizmetine vermek, kentin gelişimine katkıda bulunmak istediklerini, ama lavuar alanını Zonguldak Belediyesi’ne doğrudan veremediklerini, çünkü ilgili yasal mevzuatın bunu engellediğini; Lavuar alanının bu şekilde kalmasının Zonguldak adına çok acı olduğunu sözlerine ekledi.
Haber-Fotoğraf: AJANS ZGC67 (ALİ YILDIZ)
TTK Genel Müdürü Burhan İnan, her vesileyle Zonguldak gündemine gelen ve bilgisi olan olmayan kesimlerce sıkça tartışılan lavuar alanının “trampa yöntemiyle” Zonguldak Belediyesi’ne devri ve yasal mevzuatın kapsamı hakkında kamuoyunu bilgilendirici önemli açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz hafta başında, Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti (ZGC) Genel Başkanı Derya Akbıyık ve Genel Başkan Yardımcısı Ali Yıldız’ın lavuar alanı ile ilgili sordukları bir soruyu yanıtlarken, trampa ili ilgili yasal mevzuata dikkatleri çekti. Şehir merkezindeki (eski) Lavuar alanını yasal mevzuat çerçevesinde kentin hizmetine vermek, kentin gelişimine katkıda bulunmak istediklerini, ama lavuar alanını Zonguldak Belediyesi’ne doğrudan veremediklerini, çünkü ilgili yasal mevzuatın bunu engellediğini; Lavuar alanının bu şekilde kalmasının Zonguldak adına çok acı olduğunu sözlerine ekledi.
Burhan İnan; “Bizim hazineye ait kullandığımız yerler var. Mesela Karadon’da kuyularımızın, binalarımızın, tesislerimizin olduğu yaklaşık 135 bin metre karelik yer de bunlardan birisidir. Hazineye ait olan ve üzerinde tesislerimiz bulunan yerlere karşılık, lavuar alanını hazineye vereceğiz. Onu trampa edeceğiz. Biliyorsunuz hazine, bizim de sahibimiz. Devlet hazinesi bizi de finanse ediyor. Neticede orası milletimizin malıdır. Yani milletin malını, millete veriyoruz.” diyen İnan, trampa mevzuatıyla ilgili sözlerine şöyle devam etti: “Biz lavuar alanını belediyeye doğrudan veremiyoruz. Belediyeye verebilmemiz için, yüksek planlama kurulu (YPK) kararı gerekiyor. Mesela Zonguldak Belediyesi, geçtiğimiz yıllarda Kozluya giden sahil bandında halkın kullanımı için park yaptı. Orada eskiden bizim şist bantlarımız vardı. O alanı, YPK kararıyla Zonguldak Belediyesine verdik. Biz kurum olarak kendimiz belediyeye veremiyoruz. Mevzuatımız müsait değil. Biz lavuar alanını hazineye devredeceğiz. Hazine de muhtemelen belediyeye devredecek. Neticede belediye de devletin kurumu. Zonguldak’ın önünü açacak her türlü olaya iyi niyetle yaklaşıyor ve süreci tıkamadan gerekeni yapıyoruz. ” dedi.
Lavuar alanının bu şekilde kalmasının Zonguldak adına çok acı olduğunu, ama ileriki süreçlerde ortaya güzel şeylerin çıkacağına inandıklarını, işte o zaman TTK olarak biz “bizim de burada bir katkımız var, diyebiliriz. “ diyerek; mevzuatın elverdiği oranda, lavuar alanı konusunda kentin yararına olan her şeye olumlu yaklaştıklarına vurgu yaptı.
Röportaj: Ali Yıldız&Derya Akbıyık
Haber-Fotoğraf: Ali Yıldız(10 Mayıs 2010)
17 Mayıs 2010 Pazartesi
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
