Son yılların hararetli tartışma konularından biri de gazeteciliktir. Kimin "GAZETECİ", kimin gazeteci olmadığı, sınandığı bir sürecin içinden geçiyoruz. Herkes kendine göre "gazeteci tanımı" geliştirmiş durumda!
Kim gazeteci, kim değil (?), sorusunu sorguladığımda, çoğu zaman benim dahi kafam karışıyor. Herkes görmek istediği, işine geldiği pencereden bakıyor.
Gazetecilik mesleğinin eğitimini almış olanlar mı gazeteci?
Sigortası ödenen mi, ücret alan mı, yoksa... mesleki ilkelere özen gösterip, bu işi yapan mı, gazetecidir? Yoksa gazetenin resmi künyesindekiler mi gazetecidir?
Bana göre GAZETECİ:
Haksızlıklar karşısında susmayan, tepki veren gazetecidir.
Farklı düşünenlere söz hakkı veren, gazetecidir.
Uzlaşma zemini ve kültürü oluşturan, gazetecidir.
Güncel olayları evrensel ilkelerle bağdaştıran, yorumlayan gazetecidir.
Hoşgörü ve alçak gönüllülüğü paylaşan, gazetecidir.
Dinleyerek değil de, konuşarak ve kendi fikrini empoze etmeyen gazetecidir.
Eğer, insanların beyinlerine ve kalplerine ulaşıyorsanız, GAZETECİLİK yapıyorsunuz demektir. Kim ne derse desin, gerisi TEFERRUAT'tır
ALİ YILDIZ,
ZONGULDAK GAZETECİLER CEMİYETİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI
8 Mart 2010 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder